10 Eylül 2016

"Next Time You'll Know Better"

10 Eylül 2016
Hiç bir odaya girip, orada bir vampir gördüğünüz oldu mu?

Hayır, öyle yakışıklı olanlarını kastetmiyorum; kemikli bedeni ve solgun teniyle iğrenç bir yaratıktan bahsediyorum. Odaya girdiğiniz gibi üstünüze atılmak için bekleyen ve hırlayan bir canavarı düşünün. Çökük ve hipnotize edici gözleriyle sizi olduğunuz yere mıhlayan, gölgelerden kaçan bu gudubet yaratığa baktığınız sürece yerinizden kımıldamanıza imkan vermeyen türden bir şey. 

Peki, düşünün bir. Kalbiniz yerinden çıkacak gibi hızla çarparken, bacaklarınızın koşmayı reddettiği oldu mu hiç? Odanın karşısındaki yaratık göz açıp kapayıncaya dek gelip karşınıza dikildiğinde, zamanın yavaşladığını hissettiniz mi peki?

Keskin tırnaklarıyla kaplı ellerinden birini kafanızın üstüne, öbürünüyse çenenizin altına koyup başınızı eğerek boynunuzu ayan beyan ortaya çıkardığında korkuyla titrediniz mi? Sert ve kuru dili yanağınızdan çenenize doğru sürünerek atar damarınızı ararken kıpırdamaya çalıştınız mı? Beyninize uzanan damarın atışını yakalamaya uğraşırken teninize değen tıslamasındaki sıcak nefesi hissettiniz mi? O anın tadını çıkarmak için dilini ağır ağır boynunuzda dolaştırdı mı?

Tüm vampirlerin kanla değil, bazılarınınsa anılarla beslendiğini fark ettiğinizde sizi içine çeken karanlığı hissettiniz mi hiç?

Söyleyin, hissettiniz mi?

Belki de hissetmediniz. Ama soruyu bir de şöyle sormama izin verin:

Hiç bir odaya girip, oraya neden gittiğinizi bir anda unuttuğunuz oldu mu?

- o -

Dipnot: Çok yakın bir zaman evvel bir creepypasta daha çevirmiştim. Creepypasta nedir diye düşünenler onun altındaki dipnota bakabilirler; ama tavsiyem, Google'ı kullanmalarıdır.

Zamanla belki başka minik korku öyküleri daha çeviririm. Fark ettiğiniz üzere, "çeviririm" dediğime göre, bu öykünün çevirisi de bana aittir, ama bunun da pek bir önemi yok gibi görünüyor.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
|| © 2018 - Herhangi bir hak bulursanız, saklayın! || Tasarım: Pocket ||