7 Aralık 2017

Samuel Beckett Berlin'de (1969)

7 Aralık 2017
Samuel Beckett okuduğum en sıradışı yazarlardan biri olsa gerek. Hatta bazen hakkının yeterince verilmediğini de düşünüyorum. Öyle derinlikli yerlere götürebiliyor ki tek bir paragrafı bile, insan betona çarpmış gibi oluyor. Hele ki bana göre bazen tekrarlı cümleleri her seferinde etkisini giderek arttırarak insanı sarsıyor. Misal Acaba Nasıl? veya Eşlik'te insan bir şeyin içine düşüyor, ama durumu bir türlü çözemiyor.

Godot'yu Beklerken'den bahsetmeme zaten gerek olmadığını düşünüyorum, ama kitabın tam da tiyatrosunda olduğu gibi filmleştirildiği şu güzide eseri de --belki bilmeyenler vardır diye-- hatırlatmaktan geri kalamayacağım: Waiting for Godot (2001)

Samuel Beckett'a ait çok az arşiv görüntüsü var, ya da en azından ben bulamadım. Sessiz sakin Berlin sokaklarında yürürken ve bir şeyler okurkenki bu kayıtlar ise benim açımdan paha biçilemez, çünkü o gövdesini sallayarak yürüyüşü, çekinerek adres soruşu, duymayışı veya duyduğu şeyi anlamayışı, tereddütle tekrar soruşu Beckett hakkında çok fazla şey söylüyor.

Burada çevirdiğim bir şey yok, sadece görüntülere uygun düştüğünü sandığım bir müzik ekledim ve sizler de izleyebilin diye buraya koydum. Hepsi bu.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
|| © 2018 - Herhangi bir hak bulursanız, saklayın! || Tasarım: Pocket ||