4 Ekim 2016

Henüz Birkaç Kişi Öldü

4 Ekim 2016
Henüz birkaç kişi öldü. Susmadı tamtamlar, borazanlar, en önde koşan başı boş atlılar, geri dönün, henüz birkaç kişi öldü. Savaş bu, utanmanız lazım, kim aldı eline silahı, kim vurdu düşmanı, hesap verin, sen, söyle, daha kaç defa öleceksin? Beş dedi, üç ya da, biri bağırdı, ben dedi, üç kere öldüm, beş ya da, yetmez, henüz birkaç kişi öldü, ama çok defa öldü. Savaş bu, aşılacak dağlar, geçilecek vadiler, bunun da ötesinde yenilecek düşmanlar var. Kimler onlar? Size ne? Hele bir yenin, anlaşılır o zaman düşmanın kim olduğu.

Sustu ve pustu birkaç piyade, böyle olmaz, olmaz efendim, sen, ben efendim, şimdi ve hemen gel, şimdi ve hemen efendim, ve öl, öl efendim. Henüz birkaç kişi öldü, kaç kişi kaldı peki geriye? Birkaç efendim. Ve sen, ve ben efendim, yaşıyorsun hala da, evet efendim, niye, ölüleri sayıyorum efendim. Kaç kişi öldü peki? Henüz birkaç kişi öldü efendim.

Savaş bu! Bu nasıl savaş? Hiç mi yok utanmanız? Ölecek kaç kişi kaldı geriye, üç, beş ya da, mevzilenin öyleyse, zafer yakın. Postallar, mataralar, bam ve güm diye patlamalar, ortada parçalanmış bir hendek, içine giren ve ağlayan ve çıkan ve vurulan ve tekrar aynı deliğe düşen yırtık pırtık kimseler. Askerler! Hücum.

Elde silah, belde silah, kurşunlar havada, söyleyin bakayım, kaç kişi öldü? Henüz birkaç kişi öldü. Yetmez. Ne kadarı yeter? Ölülerin sayısı anlamını yitirince yeter. Peki efendim, ya siz? Ya ben? Siz ne zaman öleceksiniz? Henüz birkaç kişi öldü, henüz değmez ölmeye.

Bağırış ve çağırış, neresi burası, derler ki eski bir mezarlık, hayır yenisi, henüz birkaç kişi öldü, onlar da zaten gömülmedi. Savaş bu. Ölün artık, hepiniz ölün.

Bir kişi daha ölür ve sonra öbürü ve sonra öteki, sıra asla şaşmaz, her defasında tekrar, baştan, karıştırmadan, olduğu gibi ölür herkes. Savaş bu, ölmek gerek. Ölenler bittiğinde savaş da bitecek elbet, ve ben, gidebileceğim evime. Ölün artık, hepiniz ölün. Henüz birkaç kişi öldü, bu kadarı yetmez.

Şıng diye bir ses, kınından çekilen bir kılıç, kılıç mı, koşar var gücüyle, kim, düşman karşıda, düşman kim, biraz barut kokar ortalık ve saçılan kıvılcımlar aydınlatır havayı, henüz birkaç kişi öldü, koşmaya devam eder, vurulmadı kimse, ama ölenler var, kim onlar, düşman değil, daha hızlı koşmak gerek, düşman karşıda, hani nerede, henüz birkaç kişi öldü, düşman kim bilemeyiz, düşman herkes, kapının ardında, evin berisinde, çekili perdenin ucunda, gölgenin bittiği yerde, yok efendim, burada düşman falan yok, olsun, henüz birkaç kişi öldü, ve ben, henüz ölemedim, savaş bu, utanmam gerek, koşmam gerek, düşman karşıda, hayır düşman yok karşıda, düşman burada, düşman sizsiniz efendim, düşman benim, savaş bu ve henüz birkaç kişi öldü, şimdi sıra bende.

Ümid Gurbanov

0 yorum:

Yorum Gönder

 
|| © 2018 - Herhangi bir hak bulursanız, saklayın! || Tasarım: Pocket ||