5 Mart 2015

Hayıf

5 Mart 2015 0
Can sıkıntısı.

İşte bu kadar. Hepsi bu kadar. Can sıkıntısı. Onca yıl yaşadıktan sonra, bir tek bu açıklayabiliyordu yaşamımı: Can sıkıntısı.

Ben de ilk başta kabullenmek istemedim. Olur mu hiç öyle şey dedim. Kavuşturdum ellerimi arkamda, odanın bir o ucuna bir bu ucuna yürüyüp yürüyüp geri geldim. Durdum ve hiddetlendim: Hayır, olamaz! Bir insanın yaşamı nasıl olur da tek bir his ve cümleyle açıklanabilir! Hiçbir şey yapmadıysam bile, yaşadım ulan ben, yaşadım! Ailem oldu benim, dostlarım oldu, sevdiğim kadınlar ve çocuklarım oldu. Hadi geçiniz bu klişeleri! Tamam, geçiniz; geçelim! Hay hay! Peki ya işten kaytarıp da gittiğim deniz kenarları da mı bir anlam katmadı hayatıma? Yolda yürürken gözlerimi indirip kaldırırken bir anlığına dahi olsa gördüğüm insanların hayatını tahmin etmeye çalışmam da boşa mıydı? Kaç defa ama kaç defa bir müziğe teslim ettim ben ruhumu? Kalkıp da yakasını silkelemedim mi hiçbir şeyin? Tam da karşısında durmuşken, hiçbir şeye gönül rahatlığıyla haykırmadım mı? Bağırmadım mı hiç? Tanrım, ben ne biçim bir insanmışım! Hiçbir şey yaşamadım mı?

3 Mart 2015

E. M. Cioran: Burukluk | Din

3 Mart 2015 0
Maddenin dışında, her şey müziktir: Tanrı bile sesli bir halüsinasyondan başka şey değildir.

*

Her yerde olma avantajının sefasını süren, Tanrı değil Acı'dır.

*

Herkesin, "Ya Tanrı ya ben!" dediği bir an gelir, ve girişilen mücadeleden iki taraf da küçülmüş çıkar.

*

Dini tecrübe konusunda artık sadece teferruatlı bilginin endişelerini yaşayan Modernler, Mutlağı tartar, onun çeşitlerini inceler ve ürpertilerini mitoslara saklarlar — tarih meraklısı bilinçler için başdöndürücü olan o mitoslara. Artık dua etmez olunduğundan, dua üzerine uzun uzadıya yorumlar yapılır. Artık hayret nidaları yoktur; sadece teoriler... Din imanı boykot eder. Bir zamanlar, ama sevgiyle ama nefretle, Tanrı'nın içinde maceraya çıkılıyordu; tükenmez bir Hiçlik iken, artık sadece bir mesele olmuştur — ve bu durum mistiklerle allahsızları çok üzer.

1 Mart 2015

Paravan

1 Mart 2015 0
“Herkes bir paravanın ardına gizlenir.
Kendi kurar onu. Kendi kalır orada.
Ne kadar gerçek sanırsa paravanın gerisini,
O kadar yok olup gider gerçek koca dünya.”

Hava olması gerektiğinden daha soğuk değildi ve sokaklar gecenin herhangi bir yarısı olduğunu belli edecek kadar boştu. Ağır adımlarla yürüyen Cemil ve Orhan, siyah paltoları ve kambur duruşlarıyla uzaktan bakınca ayırt edilemiyordu. Hayatları boyunca birbirlerinden istemsizce de olsa farklı olmak için çırpınan bu iki adam, gerçeğin ezici gücüne yenik düşmüşlerdi. İnsanlar istediği kadar eğip bükmeye çalışsın değerleri ve olguları, gerçek eninde sonunda kendini gösterir ve kabul ettirir. Gerçeğe en fazla karşı çıkan ve muzaffer bir komutan edasıyla hayatını sürdürenler bile gerçeğin karşısında çaresizlerdir kendileri olma konusunda. Cemil ve Orhan da bunu anlamışlardı. Şimdi yapılması gereken şey onlar için çok basitti: En yakın çocuk parkına ulaşmak ve gökyüzünün ince ince bahşettiği karla ıslanmış toprağa uzanmak.

26 Şubat 2015

E. M. Cioran: Burukluk | Yalnızlık Sirki

26 Şubat 2015 0
Sadece, canım isteyince ölmek elimde olduğu için yaşıyorum: İntihar fikri olmasa, kendimi çoktan öldürmüş olurdum.

*

Sezar mı? Don Kişot mu? Kendimi beğenmişliğimin içinde, ikisinden hangisini örnek almak istiyordum? Önemi yok. Olay şu ki bir gün, uzak bir diyardan, dünyayı fethetmek için yola çıktım; dünyanın bütün tereddütlerini...

*

Bir çatı katından kente göz attığımda, orada kilisenin âyin eşyalarına bakmakla muhabbet tellallığı yapmak aynı derecede şerefli işlermiş gibi görünür.

*

Düşmanlarımızı seçmeyi bırakıp elimizin altındakilerle yetinmeye başladığımız zaman artık genç değiliz demektir.

16 Şubat 2015

E. M. Cioran: Burukluk | Batı

16 Şubat 2015 0
Büyük ulusları biraz ilave gelecek dilenirken görmek ne hazin!

*

Bugünün her vatandaşının içinde müstakbel bir evsiz barksız yabancı yatmaktadır.

*

Fransızlar'la görüşe görüşe insan nazik bir şekilde mutsuz olmayı öğrenir.

*

Yıkıcı olmayan ne evrim, ne de atılım vardır; en azından yoğunluk anlarında...
 
Sağlıcakla kalmanızı dilerim.