Can sıkıntısı.
İşte bu kadar. Hepsi bu kadar. Can sıkıntısı. Onca yıl yaşadıktan sonra, bir tek bu açıklayabiliyordu yaşamımı: Can sıkıntısı.
Ben de ilk başta kabullenmek istemedim. Olur mu hiç öyle şey dedim. Kavuşturdum ellerimi arkamda, odanın bir o ucuna bir bu ucuna yürüyüp yürüyüp geri geldim. Durdum ve hiddetlendim: Hayır, olamaz! Bir insanın yaşamı nasıl olur da tek bir his ve cümleyle açıklanabilir! Hiçbir şey yapmadıysam bile, yaşadım ulan ben, yaşadım! Ailem oldu benim, dostlarım oldu, sevdiğim kadınlar ve çocuklarım oldu. Hadi geçiniz bu klişeleri! Tamam, geçiniz; geçelim! Hay hay! Peki ya işten kaytarıp da gittiğim deniz kenarları da mı bir anlam katmadı hayatıma? Yolda yürürken gözlerimi indirip kaldırırken bir anlığına dahi olsa gördüğüm insanların hayatını tahmin etmeye çalışmam da boşa mıydı? Kaç defa ama kaç defa bir müziğe teslim ettim ben ruhumu? Kalkıp da yakasını silkelemedim mi hiçbir şeyin? Tam da karşısında durmuşken, hiçbir şeye gönül rahatlığıyla haykırmadım mı? Bağırmadım mı hiç? Tanrım, ben ne biçim bir insanmışım! Hiçbir şey yaşamadım mı?
İşte bu kadar. Hepsi bu kadar. Can sıkıntısı. Onca yıl yaşadıktan sonra, bir tek bu açıklayabiliyordu yaşamımı: Can sıkıntısı.
Ben de ilk başta kabullenmek istemedim. Olur mu hiç öyle şey dedim. Kavuşturdum ellerimi arkamda, odanın bir o ucuna bir bu ucuna yürüyüp yürüyüp geri geldim. Durdum ve hiddetlendim: Hayır, olamaz! Bir insanın yaşamı nasıl olur da tek bir his ve cümleyle açıklanabilir! Hiçbir şey yapmadıysam bile, yaşadım ulan ben, yaşadım! Ailem oldu benim, dostlarım oldu, sevdiğim kadınlar ve çocuklarım oldu. Hadi geçiniz bu klişeleri! Tamam, geçiniz; geçelim! Hay hay! Peki ya işten kaytarıp da gittiğim deniz kenarları da mı bir anlam katmadı hayatıma? Yolda yürürken gözlerimi indirip kaldırırken bir anlığına dahi olsa gördüğüm insanların hayatını tahmin etmeye çalışmam da boşa mıydı? Kaç defa ama kaç defa bir müziğe teslim ettim ben ruhumu? Kalkıp da yakasını silkelemedim mi hiçbir şeyin? Tam da karşısında durmuşken, hiçbir şeye gönül rahatlığıyla haykırmadım mı? Bağırmadım mı hiç? Tanrım, ben ne biçim bir insanmışım! Hiçbir şey yaşamadım mı?