16 Şubat 2015

Emil Michel Cioran: Burukluk | Batı

16 Şubat 2015
Büyük ulusları biraz ilave gelecek dilenirken görmek ne hazin!

*

Bugünün her vatandaşının içinde müstakbel bir evsiz barksız yabancı yatmaktadır.

*

Fransızlar'la görüşe görüşe insan nazik bir şekilde mutsuz olmayı öğrenir.

*

Yıkıcı olmayan ne evrim, ne de atılım vardır; en azından yoğunluk anlarında...

*

İnsanları çekip çevirebilmek için, zaafların paylaşmak ve bunlara yenilerini ilave etmek gerekir.

*

Şeref ön yargısı, gelişiminin başında olan uygarlıklara göre bir iştir.

*

Barbarlık yoluyla, Hitler bütün bir uygarlığı kurtarmaya çalıştı. Girişimi başarısız oldu; —ama yine de bu, Batı'nın son inisiyatifi'dir.

Şüphesiz bu uygarlık daha iyisine lâyıktı. Eğer başka kalitede bir canavar çıkaramadıysa kabahat kimin?

*

Önemsiz şeyler makbul olmazsa hiçbir siyasi denge olamaz. Belaları kim kışkırtır? Yerinde duramama saplantısı olanlar, iktidarsızlar, hiç uyku uyuyamayanlar, tacı, kılıcı veya üniformayı kuşanmış olan başarısız sanatçılar ve onlardan da fazla: iyimserler, ötekilerin sırtından ümit edenler.

*

Batı'nın derdinin tadına hepimiz bakmışızdır. Sanat, aşk, din, savaş — bu konularda, artık bunlara inanamayacak kadar çok şey biliyoruz; hem sonra, öyle çok yüzyıl kendini bunlarla yıpratmıştır ki... Tastamam mükemmeliyetin devri geçmiştir; şiirlerin konusu mu? Canı çıkmıştır. — Sevmek mi? Ayaktakımı bile "duygu"yu boşlamıştır. Dindarlık mı? Katedrallere bir bakın: Artık sadece kifayetsizler diz çöker. Hâlâ vuruşmak isteyen kim kalmıştır? Kahramanın miadı doldu; bir tek, gayri şahsi kırımlar yürürlükte. İleri görüşlü kuklalarız, devasızlık önünde numaralar yapmaya ancak yararız.

Batı mı? Yarını olmayan bir mümkün.

*

Batı'yı seyreyleyin: bilgi, şerefsizlik ve uyuşuklukla dolup taşıyor. Haçlılar, şövalyeler, korsanlar meğer buna varmak içinmiş, bir görev yerine getirildiğinde kapılman alıklığa...

*

Hümanizmin hakikatlerinde, insana ve diğerlerine olan güvende, hâlâ ancak bir kurmaca diriliği, bir gölge bolluğu vardır. Batı, bu hakikatler idi; artık, o kurmacalar ve o gölgelerden başka bir şey değil. Kendisi de yoksun olduğundan, onları teyit etmek elinde değildir. Onları peşi sıra sürükler, sergiler, ama artık dayatamaz; tehditkâr olmaktan çıkmışlardır. Hümanizme yapışıp kalanlar da, canı çıkmış, duygusal dayanağı olmayan bir kelimeyi, hayaleti andıran bir sözü kullanmaktadırlar.

*

Gelecekte insanlık, işe yeniden başlamak zorunda kalırsa, bunu atıklarıyla, her taraftaki mongollarla, kıtalardaki döküntülerle yapacaktır; karikatürü andıran öyle bir uygarlık belirecektir ki, hakikisini yaratanlar güçsüz, utanç içinde ve bitkin bir şekilde bakakalacak, yıkımlarının ihtişamını unutmak için son yer olarak da budalalığa sığınacaklardır.

— o —

Dipnot: Cioran'ın Burukluk'unu bölüm bölüm tekrar okumaya devam ediyorum. Aslında tek bir günde bile yapabilirdim bunu, ancak bu şekilde zamana yaymak daha iyi oluyor; zira elimizde yeteri kadar Cioran kitabı yok. E, onların ikinci okumalarını da hızla yaparsak sonra ne yapacağız? (Birinci çoğul şahısa niye geçtim, hiç bilmiyorum...)

Önceki bölümlere ve dipnotlara ulaşmak için şuraya tıklayın.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
|| © 2018 - Herhangi bir hak bulursanız, saklayın! || Tasarım: Pocket ||