Biz, beşimiz, Dünya'yı kurtarmaya karar vermiştik, ama önce bu odadan dışarı çıkmamız gerekti. "Hangi odadan?" diye sordu içimizden biri ve kitaptan başını bile kaldırmadan sayfayı çevirdi. Öbürü üç beş adım attı ileriye doğru, duvara tosladı ve yine üç beş adımla başladığı yere döndü. "Odadan değil," dedi tekrar yola koyulduğunda, "Duvarlardan kurtulmamız lazım." Hakkı vardı bir bakıma, çünkü bu odada bir kapı yoktu. Dışarı çıkmak istiyorsak bu duvarlardan birini yıkmamız lazımdı. Oysa elimizde ne bir balyoz vardı ne de bir kürek.
"Dışarıda ne var sanıyorsunuz?" dedi kısık sesiyle üçüncümüz. En başından beri avuçlarını duvarlara dayamış ve öyle kalmıştı. Hep bir şeyler duymaya çalışır gibi kaşlarını çatardı, ama bizler onun bir şey duyup duymadığını asla anlayamazdık. Soruyu yineledi: "Dışarıda ne var sanıyorsunuz? Yeni duvarlar ve odalardan başka!" Bunun bir soru değil de bir cevap olduğunu kaçımız anladı acaba? Daha da vahimi, bu cevabın doğru olup olmadığını kaçımız öğrendi?
Ne yaparsak yapalım, bir türlü asıl konuya odaklanamıyorduk. Neydi bizim asıl konumuz? Dünya'yı kurtarmak. Dünya'yı kurtarmak için ne yapmamız lazımdı? Hiç kuşkusuz bu odadan çıkmamız lazımdı. Şu odayı bir aşabilsek gerisi gelecekti. Buna gönülden inanıyorduk. En azından bir zamanlar buna gönülden inanmıştık. Oysa artık içimizden bazıları buna o kadar da inanıyor değildi.
"Dışarıda ne var sanıyorsunuz?" dedi kısık sesiyle üçüncümüz. En başından beri avuçlarını duvarlara dayamış ve öyle kalmıştı. Hep bir şeyler duymaya çalışır gibi kaşlarını çatardı, ama bizler onun bir şey duyup duymadığını asla anlayamazdık. Soruyu yineledi: "Dışarıda ne var sanıyorsunuz? Yeni duvarlar ve odalardan başka!" Bunun bir soru değil de bir cevap olduğunu kaçımız anladı acaba? Daha da vahimi, bu cevabın doğru olup olmadığını kaçımız öğrendi?
Ne yaparsak yapalım, bir türlü asıl konuya odaklanamıyorduk. Neydi bizim asıl konumuz? Dünya'yı kurtarmak. Dünya'yı kurtarmak için ne yapmamız lazımdı? Hiç kuşkusuz bu odadan çıkmamız lazımdı. Şu odayı bir aşabilsek gerisi gelecekti. Buna gönülden inanıyorduk. En azından bir zamanlar buna gönülden inanmıştık. Oysa artık içimizden bazıları buna o kadar da inanıyor değildi.


