Uyandığında üzerinde garip bir huzursuzluk hissetti. Gerindi ve esnedi, kafasını sallayıp odasından dışarıya ilk adımını attı. Annesi çıktı hemen karşısına, gülümsedi ve oğlunun dağınık saçlarını karıştırdı. Yere yığıldı kadın, sonradan anlaşılacağı üzere, öldü. Yere düşerken çıkardığı gürültüyü duyan kocası koşarak geldi, önce dizlerinin üzerine eğilip karısını sarstı, sonra neler olduğunu öğrenmek için kalkıp oğlunun kollarına yapıştı. O da olduğu yere düştü, o da öldü. Korkuyla ve çığlıkla geriledi genç adam. Hastaneyi aradı, kapıya çıkıp komşulardan yardım istemek için bağırdı. Birkaç iyi yürekli insan koşuştu eve, içlerinden birisi delikanlıyı oradan uzaklaştırmak için omzuna dokundu, hiç vakit kaybetmeden o da bu talihsiz olaylar dizisinden nasibini aldı. Öldü.
Birden genç adam bir şeylerin farkına vardı. Ancak kendi düşüncelerine inanamadı. Sıklaşan nefesi ve titreyen eliyle ona dönen bakışlar karşısında yutkundu. Yerde yatan komşusu için bir açıklama aradı, ama bulamadı. Bir feryat koptu, yerde uzanan üçüncü kişinin üzerine komşular üşüştü. O sırada birkaçı ayakta dikilen genç adama çarptı. Çarpanların hepsi hemen orada ve o anda, öldü.
Kalabalık büyüdü, ölenler arttı, genç adam böyle bir şeyin ne kadar imkansız olacağı üzerine kafa yorup durdu ve artık ortalık inanılmayacak bir karmaşaya bürünmüşken önce geri geri adımlar atarak, sonra aniden var gücüyle koşarak oradan uzaklaştı.