11 Nisan 2015

Osamu Dazai: Batan Güneş

11 Nisan 2015
Yapılacak bir şey yok. Gidiyorum. Yaşamaya neden devam edeyim? Bir neden göremiyorum. Yaşamak isteyenler yaşayabilir ancak. İnsanın yaşama hakkı olduğu kadar ölme hakkı da olmalı. Düşüncemde yeni bir şey yok. Sadece, insanlar bu basit düşünceye -ilkel düşünce demiyorum- karşı müthiş bir nefret duyuyorlar ve bunu kabul elmek istemiyorlar.

Yaşamayı sürdürmek isteyenler, engeller ne olursa olsun, yaşayabilirler. Bu onlar için harika bir şey ve insanlığın zaferi denilen şeyin bu olduğunu söyleyebilirim. Ama kendini öldürmenin günah olmadığında da eminim. Benim gibi bir bitkinin, bu dünyanın havasında ve ışığında yeşermesi çok zor. Devam etmek için bir şey eksik işte! Başka bir şey gerek bana. Şimdiye kadar, hayatta kalmak için elimden geleni yaptım.

(...)

Her toplumda, benim gibi yoz, uyuşuk insanlar, düşündüklerinden ötürü değil ama doğuşlarından ötürü yok olmaya mahkumdur. Ama yine de mazeretim var. Yaşamımı zorlaştıran koşulların baskısı altında eziliyorum.

Bütün insanlar aynıdır. Bu bir felsefe olabilir mi? Bunu ilk düşünen insanın bir rahip, bir feylesof ya da bir sanatkar olduğunu sanmıyorum. Bu düşünce, hiç kuşkusuz, bir meyhaneden çıkmıştır. Bütün dünyayı altüst eden ve onu iğrenç kılan bu düşünce!

Bunun, demokrasiyle, Marksizm'le hiç ilgisi yok. Hiç kuşkusuz, bir meyhanede çirkin bir adamın yakışıklı bir adama söylediği bir düşüncedir bu. Bu basit bir sataşma ya da kıskançlıktır ve ideolojiyle filan ilgisi yoktur.

Ancak, başlangıçta bir meyhanede bir kıskançlık çığlığı olarak söylenen bu düşünce bir doktrin değeri kazandı ve demokrasiyle ya da Marksizm'le ilgisi olmayan bu fikir, kendiliğinden ekonomik ve politik doktrinin parçası oldu ve korkunç bir kargaşaya yol açtı.

Saçma bir teoriyi bir doktrine dönüştüren bu sahtekarlığı, Mefisto bile kendine hakaret sayardı.

Bütün insanlar aynıdır.

Ne aşağılayıcı bir düşünce! insanları aşağılarken, kendini de aşağılayan düşünce, öylesine gurursuz ve her türlü çabayı öylesine yok edici ki... Marksizm, işçilerin üstünlüğünü savunur; hepsinin aynı olduğunu söylemez. Demokrasi, bireyin onurunu savunur: Hepsinin aynı olduğunu söylemez. Sadece bir maraba: "He ya! Hava bile atsa, diğerlerinin aynı." der ancak. Neden "Aynı" diyor? "Üstün" diyemez mi? Köle zihniyetinin intikamı!

Sanırm ahlaksızlık da, duyarsızlık da, insanların birbirlerine verdikleri korku da, tüm ilkelerin bozulması da, bu inanılmaz düşünceden kaynaklanıyor; çaba ile alay edilircesine, mutluluğun yadsınmasına; güzelliğin kirletilmesine, onurun zifoslanmasına neden olan da o düşünce! Yüzyılın "kaygısı" da ondan doğdu.

Osamu Dazai, Batan Güneş
Yapı Kredi Yayınları, sf. 91-93 
[Çevirmen: Esin Talu Çelikkan]

0 yorum:

Yorum Gönder

 
|| © 2018 - Herhangi bir hak bulursanız, saklayın! || Tasarım: Pocket ||